SAKARYA NIN COĞRAFİ YAPISI

2006-01-29 10:48:00

 GENEL BİLGİ

Sakarya, ormanın, denizin, göllerin ve akarsuların bir araya geldiği, eşsiz doğal güzelliklere sahip bir yurt köşesidir. Kuzeyden deniz, güneyden sıradağların arasında kalan bir düzlük üzerine kurulan şehir, var olan bütün yer yüzü şekillerinin yarattığı güzelliklere sahiptir. Denizden ırmağa, gölden kaplıcaya, yayladan vadiye kadar, doğanın sunduğu tüm zenginlikleri barındıran bir yer olarak Sakarya, Marmara Bölgesi’ne ve tüm Türkiye’ye hitap edecek kadar çeşitli doğal varlığa sahiptir.

Kuzeyinden Karadeniz ile çevrilen Şehre, kurulduğu toprakların tam ortasından geçen Sakarya ırmağı can verir. Ormanın ve ağaçlık alanın kuşattığı Sakarya toprakları üzerinde serpilen, başta Sapanca gölü olmak üzere büyüklü küçüklü göller ve akarsular, kimi yerde dağla, kimi yerde ise ormanla iç içe geçerek ayrı bir güzellik oluşturur.

Sakarya coğrafyası, insanı hayrette bırakacak doğal harikalarla doludur
.

 

 

 

 

COĞRAFİ YAPI


Marmara Bölgesi’nin kuzeydoğu bölümünde yer alan Sakarya 29,57,53 doğu meridyenleri ve 40, 17, 41, 13 kuzey paralelleri arasında yer almıştır.

Sakarya İli doğudan Bolu, Düzce güneyden Bilecik, batıdan Kocaeli, kuzeyden ise Karadeniz ile çevrilidir.

İlin yüzölçümü 4817 km2, il merkezinin yüksekliği ise ortalama 31 metredir.

İlin merkezi olan Adapazarı, Akova adı ile anılan düzlükte, Sakarya havzasının aşağı kısmındadır. Doğudan Çamdağı, güney ve güneydoğudan Samanlı dağları, kuzeyden Karadeniz ile sınırlanan Sakarya ilinin batıdan belirgin bir doğal sınırı yoktur. Sakarya vadisinin Kocaeli platosu ve İzmit Körfezi'nin doğusunda da süren çöküntü alanı, ilin bu bölümüne girer.

Kendi adı ile anılan ovanın güneybatı kenarında kurulmuş olup tarihi İstanbul-Anadolu yolunun Sakarya ırmağını aştığı noktada bir köprübaşı ve kavşak noktası konumuna sahiptir.

İstanbul’dan gelen tarihi kervan yolu Sakarya Irmağı’nı aştıktan sonra Adapazarı Ovası’na gelince o zamanlar ova bataklık ve sıtma yuvası olduğundan doğrudan doğruya geçmeyip ikiye ayrılırdı. Bir kol ovanın kuzeyinden dolaşarak Bolu üzerinden gider asıl önemli kol ise güneye yönelerek Geyve-Taraklı-Göynük üzerinden geçerdi.

COĞRAFİ KONUM

Yüzey şekillerinin başlıca öğesi Adapazarı Ovası oluşturur. Daire biçiminde olan ova doğuya ve güneydoğuya doğru bir körfez gibi sokulur. Batıya doğru Sapanca Gölü’nü içine alan ve İzmir Körfezi’nin doğusundaki ova ile birleşen oluk biçimindeki bir çukurda uzanır. Güneydoğu yönünde ise Samanlı dağlarının dik yamaçlarına dayanır. Sakarya Irmağı, Geyve Boğazı aracılığı ili bu dağlar arasından ovaya çıkar.

İl’de platolarda önemli yer tutar. Dağlar İl’in güney yarısında yoğunlaşır, öbür kesimler büyüklü küçüklü taban topraklarla kaplıdır.

Kuzey Anadolu sistemine bağlı dağlar, il alanına yakın kesimlerde alçak platolara dönüşerek Doğu Batı yönünde uzanır.

İl’in orta ve batı kesimleri Kocaeli platosunun uzantısı durumundadır. Yer yer görülen düşük yükseltili tepeler dışında genellikle alçak ve düz bir yapıdadır.

İl topraklarının yeryüzü şekillerine göre dağılım yüzdeleri:

Dağlar.....................: %34
Platolar...................: %44
Ovalar......................: %22 şeklindedir.

Dağlar

 İldeki tek düzenli sıradağ, Samanlı Dağları’dır. Bolu’nun güneyinde düzenli ve Yüksek sıradağlar oluşturan Köroğlu dağlarının batı uzantısı olan Samanlı Dağları, İl’de Hendek, Akyazı ve Sapanca Gölü’nün güneyde kalan kısmını bütünüyle kaplar. Samanlı Dağları, batıya doğru uzanarak İzmit Körfeziyle Gemlik Körfezi arasını doldurur. Dağlar, kuzeyde Adapazarı Ovası’na , Güneyde de Pamukova’ya doğru alçalarak sokulur. Samanlı Dağları pek yüksek değildir. İl alanında başlıca doruklar; Sakarya Ovası’nın doğu ucunda yer alan 1543 m yükseltili Keremali Dağı ile güneydeki 1467 m yükseltili Karadağ’dır. Böylece Keremali Dağı İl’in en yüksek noktasıdır.

Hendek ile Karadeniz arasında pek yüksek olmayan bir kabarıklık oluşturan Çamdağı, Zonguldak ve Bolu İl alanlarından batıya doğru sokulan Akçakoca ve Bolu dağlarının uzantısı durumundadır.

Düzce çöküntü alanında birden kesintiye uğrayan Akçakoca ve Bolu Dağları çöküntü alanının batısında yeniden şekillenerek tek tek tepecikler şeklinde Sakarya topraklarında belirir.
Çam Dağı’nın rakımı 880 metredir. Bu yükselti doğuya doğru artar ve Fındıklıtepe’de 900 metreye ulaşır. Buna karşılık kuzey yönünde hızla azalarak Keltepe’de 550 metreye Sivritepe’de 239 metre ve Uzunçarşı Tepe’de de 237 metreye düşer.

Sakarya İlinde bunların dışında önemli doruk yotur. Kuzey Batı ve Batı’da Kocaeli platosu çok sayıda tepe versada bunların yüksekliği 250 metreyi aşmaz.

Sakarya’nın coğrafi zenginliklerini şöyle sıralamak mümkündür:
 

     PLATOLAR

Sakarya’da Yeryüzü şekillerinde platolar ağırlıklı durumdadır. İl alanının %44,3 ‘ünü oluşturan platolar yer yer ormanlarla kaplıdır. İl’in en önemli platosu Batı sınırlarından girerek Sakarya Vadi’sine dek sokulan Kocaeli Platosu’dur.

Sakarya’da Kocaeli Platosu dışında kalan platolar genellikle Samanlı dağlarıyla Çam Dağı kütlesinin Hendek, Akyazı ve Sapanca’ya doğru uzanan kesimlerinde dizilmişlerdir. Başlıcaları ; Hendek-Akyazı arasında kalan Çiğdem, Turnalı ve Gındıra Platoları, Keremali Platosu Akyazı’nın kuzeyinde Acele ve Karagöl, Geyve yöresinde Katırözü , Soğucak, Çataldağ, Çataltepe ve Ziyarettepe Platoları’dır.

 

      VADİLER

Aşağı Sakarya havzasında kalan İl alanındaki Vadiler önemli yeryüzü şekilleridir.Vadi tabanlarının yükseltileri genellikle düşük olduğundan akarsuların akış hızı azalmakta , bu nedenle de taşıdıkları maddeler, vadi tabanlarına yığılmaktadır.

İl’deki en önemli vadi Sakarya Vadisidir, Türkiye’nin de önemli vadilerindendir.İç Ege Platoları üzerinde yükselen Emir ve Türkmen Dağlarından başlayan çeşitli kollardan oluşan Sakarya Vadisi, bölgede, doğudan batıya geniş bir yay çizer. Bu arada Porsuk ve Ankara Çayı Vadileri ile birleşir.

Cambaz Boğazı’ndan sonra genişlemeye başlayan vadinin tabanında Pamukova oluşmuştur.

Pamukova’dan sonra vadi yeniden daralır ve Geyve Boğazı adıyla anılan yerde, uzun ve derin bir oluğa dönüşür. Birden genişleyerek İl’in en büyük ovası olan Akova’yı oluşturur.

Daha sonra Karadeniz’e doğru yönelen Sakarya Vadisi, batıdan ve doğudan çok sayıda yan vadilerle birleşerek Karasu yakınlarında Karadeniz’e açılır.

 

     OVALAR

Akova

İl’in en büyük ovasıdır. Bir adı da “Adapazarı Ovası”dır. Aşağı Sakarya Vadisi’nde Sapanca gölü ile Adapazarı’nın doğusunda yer alır. Doğuda Keremali Dağı’nın eteklerine dek uzanan Akova, Marmara Bölgesi’nin En büyük ovalarından biridir.

Sakarya Irmağı’nın taşıdığı kalın bir alüvyon tabakasıyla kaplı olduğundan çok verimlidir.

Ova’yı güneyden kuzeye doğru akan Sakarya Irmağı ve doğudan güneye doğru akan Mudurnu Çayı sulamaktadır.

Pamukova

Aşağı Sakarya Vadisi’nin Akova’dan sonra ikinci büyük tarım alanı, Pamukova’dır. İl topraklarında hızla genişleyen Sakarya Vadisi’nde alüvyonların birikmesiyle oluşmuş verimli bir ovadır.

Pamukova, Adapazarı Ovası’na göre daha yüksek olduğundan, Sakarya Irmağı, burada daha hızlı akar.

Irmak derinden aktığı için yatağı değişmemektedir. Taban suyu Akova’ya göre daha düşüktür.

Söğütlü Ovası

Akova’nın kuzeyinde yer alan Söğütlü Ovası İl’in en çukur tarım alanıdır. Taban Suyunun yer yer yüzeye çıkması ve Sakarya Taşkınları nedeniyle ovanın bazı kısımları sazlık ve bataklık durumundadır. Söğütlü Ovası’nda toprakların tarıma elverişli duruma getirilmesi amacıyla yoğun drenaj çalışmaları yapılmıştır.

Bu çalışmalarla ovanın kimi yerinde taban suyunun düzeyi düşürülmüş bataklıkların bir bölümü kurutulmuştur. Sakarya İli’nde bu büyük ovalardan başka Sakarya Vadisi ile bu vadinin tabanlarında kimi küçüklü büyüklü tarım alanları vardır. Bu alanlar alüvyal toprakla kaplı olduklarından verimleri yüksektir.

     AKARSULAR

Sakarya Nehri

Eskişehir’in çifteler ilçesi yakınlarından doğan Sakarya Irmağının kolları ile birlikte toplam uzunluğu 824 km.dir. Ancak başlangıcında yer alan bazı kaynaklarının kuruduğu göz önüne alınırsa ırmağın uzunluğu 720 km kabul edilir. İlimiz sınırları içerisindeki uzunluğu 159,5 km’dir.
Nehir Osmaneli’ni geçince İnegöl ve Yenişehir ovalarını sulayan Göksu kolunu alır. Osmaneli’ne varmadan aşağıdan Göynük çayını da alarak Pamukova’ya ulaşır. Geyve ile Doğançay arasında dik yamaçlı ve dar Geyve Boğazından akarak Adapazarı ovasına (Akova) ulaşır. Burada vadi tabanı 35 metrenin altına iner ve tam bir ova akarsuyu halini alır.

Adapazarı şehir merkezinin 4 km. doğusundan geçen Sakarya ırmağı, ovanın kuzey kemsinde sağdan Mudurnu çayını, daha ilerde, tepelik bir alanda soldan Sapanca Gölü’nün fazla suyunu boşaltan Çark suyunu alır. Ve Karasu ilçe merkezi Yenimahalle semtinde Karadeniz’e dökülür.

Sakarya'nın deltası, Kızılırmak ve Yeşilırmak deltası gibi denize doğru belirli bir çıkıntı meydana getirmez.

Tarih devirlerinde Sakarya’nın Adapazarı ovasında birkaç defa yatak değiştirdiği sanılmaktadır.
Sakarya nehri üzerinde Sarıyar ve Gökçekaya barajları bulunmaktadır.

Çark Suyu

Sapanca gölünün ayağı olan Çark suyu, Sakarya ırmağına boşalır. Uzunluğu 45 km. olan akarsu Sapanca gölü’nün doğusundan ve batıdan Elmalı Deresi, Kocadere ve Söğüt Deresi’ni alarak kuzeydoğuya yönelir . Seyifler Köyü yakınında Sakarya Nehri’ne katılır. Adapazarı’nın içme ve kullanma suyu, uzun yıllar çark suyundan sağlanmıştır.

Dinsiz Çayı

Uzunluğu 34 km.dir. Mudurnu çayının bir kolu olan Dinsiz çayı, Hendek sınırı yakınında Şark Beynevit Köyü civarından doğar, daha sonra doğudan Fabrika Dere ve Balıklı Dere’yi güneyden bıçkı ve gürcü derelerini alır. Akyazı, Hendek ve merkez ilçe sınırlarının birleştiği yerde Mudurnu Çayı’na katılır.

Mudurnu Çayı

Uzunluğu 65 km.dir Dokurcun yakınlarında İl topraklarına girer. Hendek İlçesinin kuzeybatısında Sakarya’ya karışır. Akyazı ilçesi’nin Taşburun köyü civarından taşkınlar yapan ve bataklıklar oluşturan çay, yapılan ıslah çalışmalarıyla zararsız hale getirilmiştir.

Darıçayır Deresi

Uzunluğu 33 km.dir. Karasunun güneyinde Kocatöngel Deresi adı ile kuzeye doğru akan bu dere, doğudan ve batıdan küçük yan dereciklerle birleştikten sonra Tuzla yakınında Sakarya Nehri’ne katılır.

Maden Deresi

Uzunluğu 30 km. olan Maden Deresi, Hendek yakınında Çataltepe’den doğar. Önce Kabalak Deresi adıyla kuzeye akar. Yayla deresi ile birleştikten sonra Karasu adını alır ve Karasu İlçesi’nin doğusundan Karadeniz’e dökülür.

Melen Deresi

Uzunluğu 30 km.dir. Kocaali ilçesinin doğusunda Akçakoca sınırında bulunan Melenağzı mevkiinde Karadeniz’e dökülür.

Karaçay Deresi

Geyve İlçesi’nin doğusunda Mancarlı yöresinden doğar. Uzunluğu 29 km.dir. Önce Sedcedere, sonra Karaçay adlarını alarak güneybatıya akar. Güneydoğudan gelen Karakaya Deresi ile birleştikten sonra Karasular mevkiinde Sakarya Irmağı’na katılır.

Akçay Deresi

Geyve’nin kuzeybatısındaki Eskiyayla yöresinden doğan Akçay deresi, çok sayıda küçük dere ile birleştikten sonra Adliye Köyü kenarından Sakarya Irmağı’na katılır.

Yırtmaç Deresi

Kandıra İlçesi’nin Kuştünek mevkiinden doğar. Kaynarca-Karasu sınırındaki Acarlar gölü’ne dökülür. Önemli kolları Büyükdere ve Kemenderesi’dir.

Değirmendere

Değirmendere, Kandıra’nın doğusundaki Alabaşlar Köyü yakınından doğar. Kandıra Kaynarca sınırını çizerek akar. Kaynarca’nın kuzeyinde Karaboğaz yöresinde denize dökülür.

Sapanca Yöresi Akarsuları

Sapanca Gölü’ne de bazı irili ufaklı dereler dökülmektedir. Bunların en önemlisi, “İstanbul Deresi” olup yıl boyunca faaliyet halindedir. Diğer akarsular Karaçay, Yanıkdere, Keçideresi ve Balıkhane Deresi’dir. İstanbuldere dışındaki dereler yazın kururlar. Genellikle Samanlı Dağları’nın karları ve mevsim yağmurları ile beslenen bu dereler, gölün su seviyesinde rol oynadıkları gibi sürükledikleri alüvyonları biriktirip bugünkü Sapanca’nın da bulunduğu ovalık araziyi oluşturmuşlardır.

     GÖLLER

Sapanca Gölü

İzmit Körfezi’nin doğusunda vaktiyle Marmara Denizi’nin bir parçası iken yığılmalar sonucunda oluşan Sapanca Gölü’nün doğu-batı yönünde uzunluğu 17km. en geniş yeri ise, 6km.’ye ulaşır. Deniz seviyesinden yüksekliği 30 metre kadar olan gölün en derin yeri 61 metredir. Yüzölçümü 42 km2 olan Sapanca Gölü, kabaca elips biçimindedir.

Evliya Çelebi Sapanca Gölü’nü şöyle anlatır:

“Sapanca Gölünün çevresi 24 mildir. Dört çevresinde kasaba gibi 76 köy vardır. Cümle halkı bu haliç’in suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır. Ürünleri çok ise de bağları yoktur. Bahçeleri hadden aşkındır. Bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. Bu göl içinde 80 pare(parça) kayık ve çırnaklar (tahıl kayığı) vardır ki, köyden adam, kereste ve eşya götürürler. Bu gölde bulunan yetmiş seksen çeşit balıktan avlayıp kar ederler. Alabalığı, Sazan balığı, turna balığı gibi tatlı su balıkları gayet lezzetli olur. Gölün derinliği ekseri yerlerinde yirmi kulaçtır. Suyu gayet saf ve berraktır. Kıyısında olan köylerin kadınları elbise yıkadıklarında asla sabun sürmezler. Bu gölün doğusunda iki saat uzaklıktan Sakarya nehri geçer. Kocaeli’nde İrva kasabası kenarında Karadeniz’e dökülür. Sakarya azıcık bir himmet ile bu göle akıtılabilir. Bu göl, İzmit Körfezi’ne üç saat kadar yakın olduğundan ayağı İzmit Tuzlası önünde deryaya karışır. Hatta, bir asırda bu gölü İzmit Körfezi’ne katmak için yüzbinlerce kazma ve çapalı ırgat toplattırılmış ise de İzmit halkının buna birçok hazineler ve Nuh Ömrü gerektirir diye gevşeklik göstermesi işin tamamlanmasına engel olmuş. Ama Sakarya Nehri bu gölde, İzmit körfezine karıştırılsa Bolu’ya kadar beş konaklık yer mamür olurdu. İstanbul gemileri ta Bolu’ya yetişir ve İstanbul’da bir tahta üç akçeye, bir kantar odun beş akçeye olup hayratı büyük olurdu.

Poyrazlar Gölü

Adapazarı’nın kuzeydoğusunda Sakarya Irmağı’nın yakınındaki 60 hektarlık bu göle, yanındaki Poyrazlar Köyü nedeniyle bu ad verilmiştir. Gölün başka bir adı da Teke Gölü’dür. Sakarya Irmağı’nın eski yatağında oluşan Poyrazlar Gölü, iki sırt arasında uzanmakta olup, Sakarya Irmağı taştığında fazla suları Kapaklı Boğazı’ndan göle boşalmaktadır. Genel olarak bu şekilde beslenen Poyrazlar Gölü, oldukça derin olup yalnızca güney kıyıları sığ ve sazlıktır. Kuzey ucunda bir ayakla fazla suları Sakarya Irmağı’na boşalır. Başta sazan olmak üzere çeşitli tatlı su balıkları bulunan göl, son yıllarda piknik alanları ile gitgide turistik bir önem kazanmaya başlamıştır.


Taşkısığı Gölü

Adapazarı’nın kuzeyinde Taşkısık ve Ekizce köyleri arasında olup 90 hektarlık bir alanı kaplar Çaltıcak Gölü diye de anılan gölde, çeşitli tatlı su balıkları ve kerevit bulunur. Son yıllarda turistik yönden ilgi görmektedir.

Küçük Akgöl

Taşkısığı Gölü’nün 3 km. doğusundadır. Yalnızca 20 hektar yüzölçümü olan bu göl, dipten kaynayan sularla beslenmektedir. Gölün kuzey kesimi sazlık ve bataklıktır. Fazla sularını, bir ayakla Çark Suyu’na boşaltır. Suyu tatlı ama bulanıktır. Bu nedenle tatlı su balıklarının yaşamasına elverişli bir ortam yoktur.

Büyük Akgöl

Merkez ilçe ile Karasu ilçesi arasında yer alan 190 hektar yüzölçümlü Büyük Akgöl’ün büyük kesimi sazlık ve bataklık durumundadır.Gölde bol balık olup zıpkınla avlanılmaktadır. Ayrıca gölün sazlık ve bataklık yerlerinde yabankazı ve yabanördeği de avlanmaktadır.

Acarlar Gölü

Karasu- Kaynarca sınırında yer alan bu göl, 1562 hektar yüzölçümlüdür. Bunun 861 hektarı bataklık durumundadır.Gölün çevresindeki orman örtüsü, yer yer bataklıkların içine sokulmuştur. Acarlar Gölü’nün fazla suları bir ayakla Sakarya Irmağı’na boşalmaktadır.


 

     İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ

         
     

Sakarya’nın iklimi hem Marmara Bölgesi iklimi, hem de Karadeniz iklimi özelliklerini taşır. Sakarya, rutubetli bir havaya ve ılıman iklime sahiptir. Kışlar bol yağışlı ve az soğuk, yazlar ise sıcak olur. Adapazarı merkezinde yıllık ortalama sıcaklık 14 derecedir.

Sakarya İli, doğal bitki örtüsü yönünden çok zengindir. Kuzey Anadolu kıyı dağlarının uzantısı olan dağlar, gür ormanlarla kaplıdır. Hemen hemen her yerde kayın başta olmak üzere gürgen, kavak, kestane, ıhlamur, çınar Akçaağaç ve meşe başlıca ağaç türlerini oluşturur. 700 metre yükselti kuşağından sonra iğne yapraklı ağaçlar da yer almaya başlar. Adapazarı’nı doğusunda bol dişibudak ormanlarına rastlanır. Aynı şekilde Karasu’nun batısında Acarlar Gölü çevresinde de dişibudak ormanları vardır. Burada dişibudak ağaçlarının arasına karaağaç ve kızılağaçlar karışmıştır. Ovalık kesimlerde aşağı Sakarya vadisi çevresinde bitki örtüsü zayıflar.

Yüksek kesimlerde görülen çayırlar ve dağ otlakları dışında dağların etekleri ile platolarda başlıca türleri böğürtlen, kocayemiş ve kermez meşesi olan çeşitli maki alanları görülür
.

     KAYNAK VE MADEN SULARI

Sakarya, kaynak ve maden suyu bakımından oldukça zengindir. Bunların en önemlileri Akyazı, Sapanca ve Geyve ilçelerindedir.

Kuzuluk Maden Suyu

Akyazı-Kuzuluk kasabasından çıkarılmaktadır. Özel bir şirket tarafından çıkarılmakta ve şişelenmiş olarak pazarlanmaktadır.

Şerefiye Kaynak Suyu

Akyazı’nın güneyinde Şerefiye köyünden çıkarılıp pazarlanmaktadır.

Kristal Kaynak Suyu

Sapanca-Kırkpınar mevkiinde çıkarılıp özel bir şirket tarafından şişelenerek pazarlanmaktadır.

Kardelen Kaynak Suyu

Hendek-Çamlıca mevkiinden çıkarılarak pazarlanmaktadır.


Reşadiye Kaynak Suyu

Akyazı’nın güneydoğusunda Reşadiye köyündedir.

Mahmudiye Kaynak Suyu

Sapanca’nın batısında Mahmudiye köyündedir.

Memnuniye Kaynak Suyu

Sapanca’nın güneyinde Memnuniye köyündedir.

Çamdağı Kaynak Suyu

Karasu ilçesinin güneydoğusunda Çamdağı’ndan çıkmaktadır.

Kuzuluk Kaplıcaları

Kuzuluk kasabası sınırları içerisindedir. Özel bir şirket tarafından kiralanan bu kaynak, tesislerle donatılmış ve çevresinde de tatil köyü yaptırılmıştır. İçme suyu olarak hazmı kolaylaştırıcı bir özelliği vardır. Banyo olarak kullanılırsa romatizma, siyatik ve mafsal ağrılara iyi gelir. Su sıcaklığı 80 derecedir.

Çökek Kaplıcası

Kuzuluk kasabası sınırları içerisinde şahıs malı bir arazidedir. Dokuz kuyunun dördünden su çıkmakta ve briket ile inşa edilen odacıklara banyo amacıyla sevk edilmektedir.

Diğer kuyular ise Çamur banyosu için kullanılmaktadır. Suyun romatizma, siyatik ve kaşıntılara iyi geldiği söylenmektedir.

Acı Su

Geyve’ye bağlı Ahibaba köyündedir. Sıcaklığı 26 derecedir. İyi bir sofra suyu olmasının yanı sıra mide ve bağırsak hastalılıklarına iyi gelmektedir.

Ilıca Köy İçmesi

Geyve’nin Ilıca köyündedir. Sıcaklığı 26 derecedir. İyi bir sofra suyu olmasının yanı sıra mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.

Kil Hamamı

Taraklı’nın Paşalar köyündedir. Köyün ortak malı olan arazisinde yapılan basit bazı tesisler vardır. 39 derece sıcaklığa sahip olup romatizma, kadın hastalıkları sinir hastalıklarına iyi gelmektedir. 


 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz